Saraylı Kartlar - TAROTİKA

SARAYLI KARTLAR

SARAYLI KARTLAR – KÜÇÜK ARKANA

(TAROT KURSU - DERS 10)

Saraylı kartlar Küçük Arkana serisinde 1-10 sayılarının üstünde yer alan prens, şövalye, kraliçe ve kral kartlarına verilen addır. Çoğu zaman bir kişinin temsilcisi olduklarına inanılarak yorumlansalar da bazen bir amaca ulaşırken geçilmesi gereken acemilik (prens), ustalık (şövalye), rütbe kazanma (kraliçe) ve zirveye çıkma (kral) evresine de işaret edebilirler. Saraylı kartlar kesinlikle 1-10 sayısal serisinden daha üstün ve önemli kartlardır ve numerolojik olarak da bir serinin bitişinden sonra daha yüksek seviyede açılan yeni sayfaları temsil ederler.

Saraylı kartlar anlamlarını tarihe ve saraylarda yaşanan geleneksel hiyerarşi sistemine borçludur. Bu kartlarda hiyerarşi ve toplumsal tabakalaşma olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Prens, şövalye, kraliçe ve kral kartları bu tabakaları da temsil edebilir. Aslında küçük arkananın temelinde bir tabakalaşma yatmaktadır ve her bir seri bir sınıfı temsil eder. Örneğin değnekler köylüleri tılsımlar ise zenginleri ya da soyluları temsil eder. Bu sisteme göre her kart kendinden bir üstteki karta hizmet etmektedir ve tek hizmet etmeyen en tepede oturan kraldır.

Çoğu zaman saraylı kartlar bir kişiyi temsil eder. Bir okumada çok fazla saraylı kart belirmiş ise kişinin hayatında bu kişiler oldukça etkilidir. Bu kartlar bazen o kişilerin kişilik özelliklerini yansıtır, bazen bir olaya bakış açıları, ne düşündükleri, ne hissettikleri ya da nasıl hareket ettikleriyle ilgilidir. Örneğin tılsım kralı zengin ya da maddi anlamda hem kendine hem çevresindekilere konfor sağlamayı başarabilen bir erkektir. Bazen bir şirketin patronu ya da evin geçimini sağlayan babadır. Nadiren de olsa eril kartların normal hayatta kadınları temsil etme olasılığı da vardır fakat bu kadınlar yine de o eril kartların anlamını taşıyor olmalıdır. Örneğin tılsım kralı bir kadını temsil ediyorsa bu kadın finansal olarak güçlü, ailenin geçimini sağlayabilecek kadar iyi geliri olan ve otoriter bir kadındır. Bu kartlar aslında bize temsil ettikleri kişiler ile ilgili ipuçları sağlarlar.

Saraylı  kartlar genellikle ünlü psikolog Myers-Briggs’in kişilik belirleme envanteri (The Myers–Briggs Type Indicator (MBTI) ) ile ilişkilendirilmiştir. 1940 yıllarında Isabel Briggs Myers ve annesi Katherine Briggs, Carl Jung’un teorilerinden yola çıkarak insan kişiliklerini temel 16 kategoriye ayırmıştır. Ona göre 16 farklı kişilik tipi vardır ve çoğu tarotçuya göre bu kişilik tiplerinden her biri küçük arkanada bir saraylı karta denk gelir. Fakat daha geleneksel tarot kitaplarına göre bu kartları seçerken kişilerin fiziksel özelliklerine da bakılması gerekmekte. Örneğin erkek, çekici, olgun, kahverengi saçlı gibi özelliklerden yola çıkılarak hangi saraylı kartın kimi temsil ettiği de bulunabilir. Çoğu kez kraliçeler kadın krallar ise erkektir fakat istisnai durumlar da yaşanabilir ve kraliçenin erkeği kralın da kadını temsil etmesi olasılığı vardır.

Saraylı kartları iyi anlamak çok önemlidir. Bunun için bu 16 temel kişiliğin sınıflandırılması ve aralarındaki farkın kavranması gerekiyor. Örneğin tılsımlar en maddeye ve paraya düşkün kişileri temsil eder. Sadece elle tutulur başarıları başarı sayarlar. Onlar için sebep değil sonuç önemlidir. Kupalar ise akıllarının değil genellikle kalplerinin sesini dinleyen insanları temsil eder. Benim tavsiyem bu kartları çok iyi kavramak isteyen kişi öncelikle kendi saraylı kartını seçmelidir. Bunu yapmak için de hangi saraylı kartın kendisini temsil ettiğini bulmalıdır.

Peki bu kartlar insan kişiliklerini temsil etmediğinde ve işle alakalı bir sorunun cevabı olarak tarotun bize sunduğu kart olduğunda ne yapacağız? İşte burada yine saraylı kartları çok iyi tanımak ve anlamanın önemi anlaşılmakta. Çünkü bu kartlar her zaman her yerde sadece kişilerden bahsetmezler. Aslında saraylı kartlar 1 ile başlayıp 10 ile tamamlanan seride bu sayıların üstünde yer alırlar ve bu yüzden bir sürecin olgunlaşmış evresini temsil ederler. Kariyerle ilgili bir soruda saraylı kartları yorumlamak bu yüzden oldukça zordur. İyi bir tarotçu bu konuda zorluk çekmeyebilir fakat tarota yeni başlayanlar saraylı kartları tanımak için biraz vakit geçirmelidirler.

Tarotçuların yaptıkları en büyük hatalardan biri de saraylı kartları her seferinde bir kişiliğin temsili gibi görmeleridir. Bazı kariyer ya da parasal sorularda kariyeri ya da maddi durumumuzu etkileyen kişileri temsil etme olasılıkları vardır fakat bazen kişilik temsil ediyor gibi yorumlandıklarında okumada anlamsız olurlar. Örneğin parasal bir konuda okumada bir kral kartı bazen finansal yardım alabileceğimiz güçlü bir erkeği temsil edebilir fakat bu kartların her zaman bir kişiyi temsil ettiğini düşünmek yanlıştır. Bazen saraylı kartlar olayları ya da durumları da temsil edebilirler.

Saraylı kartlarda dikkatimizi çeken bir diğer unsur da bu kartlarda olgunlaşma sürecinin bariz olarak ele alınması ve resmedilmesidir. Prensler hep genç ve toy erkeklerdir ve ellerindeki cisimlere ne yapacaklarını bilmezcesine bakarlar. Şövalyeler prenslerin donanımlı ve savaşmayı öğrenmiş halidir bu yüzden genelde eğitimli, kariyerli ve amacına ulaşmayı bilen kişileri temsil ederler. Kraliçeler her seferinde olgun kadınlardır, krallar ise yaşlanmış ve sakalları ağarmış erkeklerdir. Bu da bize tabiattaki büyüme, gelişme, olgunlaşma ve yaşlanma sürecini hatırlatmalıdır. Bu kartlar yorumlanırken krallar hep en zirve noktalar ve olgunlaşmış süreçlerdir. Kralı gören kralın zaten zirvede olduğunu ve daha yükseğe çıkamayacağını anlamalıdır. Fakat prensler hala gelişim ve olgunlaşmanın devam edeceğini söyler. Saraylı kartların bize gösterdiği olgunlaşma sadece insan bedeninin fiziksel olgunlaşması değil aynı zamanda yaşanan olaylardaki gelişimlerdir.

 

Saraylı kartların bize sunduğu bu olgunlaşma süreci bazen bir kader yolculuğunun çeşitli aşamalarıyla ilgilidir. Örneğin kariyer açılımlarında prens bir öğrenciyi, şövalye mezunu, kraliçe tecrübeliyi, kral ise mesleğinde zirvede bir kişiyi temsil edebilir. Aynı zamanda prensler her zaman yeni açılmış sayfalardır ve saraylı kartlarda karşımıza ilk çıkan kartlardır. Bu yüzden bizim için bir ilki de temsil edebilirler. Krallar ise artık yolculuğun sonudur ve hayat derslerini aldığımız, derin bir anlayışa sahip olduğumuz zamanlarda belirebilirler. Kişi her zaman olduğu gibi saraylı kartları yorumlarken de sadece kart üzerindeki şekillere bakmamalı sezgilerini de kullanmalıdır.

Pek çok tarotçu saraylı kartlarının 3 erkek 1 kadından oluşarak cinsiyet ayrımına yol açtığını düşünmekte. Ayrıca kadın-erkek nüfus oranına bakılırsa dünyada bu durum %50-%50 olmasına rağmen saraylı kartlarda erkek %75 ağırlıkta bulunmakta ve birçok tarotçu bunu adaletsizlik ve cinsiyetler arası dengesizlik olarak görmekte. Kimilerine göre bu durum Ortaçağ Avrupasında kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmamasından kaynaklanmaktadır ve bu yüzden erkek etkisi toplumsal hayatta daha fazla hissedilmektedir. Fakat günümüzde bu durum söz konusu olmadığından saraylı kartlarda cinsiyete fazla takılmak biraz modası geçmiş tarotçuluk olarak nitelendirilebilir.

Bazıları tarotun bu erkek dominant sistemine aykırı olarak aslında saraylı kartların cinsiyetsiz olduklarını düşünmektedir. Örneğin prens kartlarının aslında cinsiyetsiz olduğu ya da hem prens hem prenses olarak yorumlanabileceğini düşünenler vardır. Ben de saraylı kartların cinsiyete bağlı yorumlanmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Bana göre örneğin kupa kralı duygusal aleminde zirveye ulaşmış ve aşkta başarıyı yakalamış bir kişiyi tılsım kralı ise maddi anlamda zirvede bulunan bir kişiyi temsil etmektedir ve bu kişiler illa erkek olmak zorunda değiller.

Saraylı Kartlar Ters:

Az önce saraylı kartların yorumlanmasının daha zor olduğunu belirtmiştim. Bu kartlar özellikle ters belirdiklerinde yorumlanmaları daha da zorlaşır. Fakat yorum yapacak kişiler bazı püf noktalara dikkat ederek bu zorluğu en aza indirgeyebilirler. Saraylı kartlar düz belirdiklerinde 1-10 sayısının üzerinde yer alan daha olgunlaşmış kartlardır fakat ters belirdiklerinde bu durum tam tersine dönmüştür ve büyük bir ihtimalle kötüye gidiş ya da kazanılan statünün kaybedilmesi gibi anlamlar içerebilirler.

Bir saraylı karta dikkatle baktığımızda hemen hemen her saraylı kartın başında bir taç vardır. Fakat kart ters döndüğünde bu taç düşer ve tüm krallar tahtlarından istemeseler de düşmek zorunda kalırlar. Bu yüzden özellikle kral kartları ters belirdiklerinde rütbe kaybı, iflas ya da tepeden zemine düşmek gibi yorumlanabilirler. Bazen kariyerinde zirve kişiler için ters krallar rekabete yenik düşmek ya da sahip olunan bir koltuğu ya da rütbeyi başkasına kaptırmak gibi yorumlanabilir. Ya da aşk hanesinde kralı ters görenin partnerini başkasına kaptırma olasılığı her zaman vardır. Yorum yapılırken bu gibi durumlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Saraylı kartları ters yorumlamakla ilgili bir dikkat edilmesi gereken husus da bu kartlar düz belirdiklerinde merdivenin basamaklarını tırmanmak ve seviye arttırmakla ilgilidirler. Fakat ters belirdiklerinde bu durum tam tersine döner ve kişi merdivenden aşağı inmeye rütbe kaybetme sürecine girecektir. Ters kral çıkmaz sokağın son noktası ve artık geriye dönülmesi gereken yerdir. Ters krala vardıktan sonra tek yapılması gereken nerede hata yapıldığını anlamak ve tekrar baştan başlamak için kolları sıvamaktır.

 

Yine Isabel Briggs Myers ve annesi Katherine Briggs dediği gibi bu kartlar 16 farklı kişilik özelliklerini gösterir fakat ters belirdiklerinde sadece negatif özellikler ön plana çıkmaktadır. Ters saraylı kartlar kişilik özelliklerini açıkladıklarında bu özellikler doğru kullanılmamakta ve kişiye herhangi fayda sağlamamaktadır. Ya da kişi mevcut beceri ve yeteneklerini güzel işler için kullanmak yerine ya boş işlere ya da illegal alanlara aktarmakta ve geleceğini kötürüm bırakmaktadır. Dolayısıyla olgunlaşma süreci yerine kötüye gidiş olasılığı daha yüksektir.

Ders 11: Prensler

Tarot kursuna baştan başla